İçeriğe geç

İslâm medeniyetinin temel ilkeleri nelerdir ?

İslâm Medeniyetinin Temel İlkeleri: Bir İzmirli Gencin Gözünden

Herkese merhaba! İzmir’in sıcak yaz akşamlarından birinde, bir kadeh çayımı alıp düşündüm: “İslâm medeniyetinin temel ilkeleri nedir, ya da ben buna nasıl bakarım?” Valla, bir 25 yaşındaki gencin aklında bunlar dönüyorsa, biraz da garip bir durum var demek ki! Neyse, çıkalım bu düşünce yolculuğuna ve bakalım İslâm medeniyetinin temel ilkeleri nelermiş; ama biraz da mizah olsun, bolca espri olsun, çünkü sadece ciddi olmak çok sıkıcı!

İslâm Medeniyetinin Temel İlkeleri: İlk Adımda Edebiyat

Düşün ki sabah kalktın, yataktan zıpladın ama sonra birden kendini kaybettin. Hangi düşünceyle başlayacağım? Tabii ki insanlık! Evet, insanlık dediğimiz şey aslında İslâm medeniyetinin temel ilkelerinden biri. Mesela, “İnsan onuru” diyen bir anlayış var. Günde üç kere, birinden “Günaydın!” demekle insana saygı gösterdiğimizi zannediyoruz, halbuki İslâm bu konuda çok daha derin: İnsan, yaradılış olarak değerli ve kutsaldır. Öyle “yakınlardaki insanı ciddiye alma” filan değil. Bunu kimseye anlatamam, ben bile bazen “Ya ben de insanım, saygı gösterin” dediğimde gülümsüyorlar. Tabii gülümsemekle saygı arasında fark var ama bu konuyu burada derinlemesine işlemeyelim.

İslâm’ın temeli, insan onuruna verdiği saygı ve adaletle başlamaz mı zaten? Sadece bir insan olarak yaşamak değil, bir insan olarak yaşamanın ne kadar değerli olduğunun farkına varmak… Mesela, bir arkadaşım geçenlerde bana dedi ki: “Ya, şimdi bir insan başkalarını incitmeden yaşayabilir mi? Hepimizin bir dönem, bir yerlerde birilerini kırdığı bir an olmuştur!” Ben de ona “Evet, ama İslâm’ı tam anladığında, insanın aslında hem kendine hem de başkalarına saygı duyması gerektiğini fark ediyorsun” dedim. O da “Haa, öyle mi?” diye şaşırdı.

Sabır: Bir İzmirli’nin Temposu ile Anlatılabilir Mi?

Sabır dedikçe, İzmirli biri olarak hemen aklıma “Vay be, sabır mı?” diyen arkadaşlarım geliyor. Şimdi bir düşün, sabır İslâm medeniyetinin temel ilkelerindendir. Ama İzmir’de sabır dedikçe, kimse bir şey anlamaz. “Bana sabır lazım, abi!” dediğimizde, o sabır “Hadi şu yokuşu birlikte çıkalım da, ne kadar var?” diye dönüşür. Yani sabır dediğimizde biraz farklı bir şey oluyor; ama İslâm’ın sabır anlayışı, sadece beklemekten değil, aynı zamanda doğru olmayı, ne olursa olsun doğruya sadık kalmayı içeriyor.

“Sabır eden insan neyle karşılaşıyor?” diye soran bir arkadaşım vardı. Ona dedim ki: “Sabırlı insan karşısındaki zorlukları aşarak büyür.” Neyse ki, İzmir’de sabır biraz da trafiğe girmeyle özdeşleştiği için, bazen en küçük şeyler bile büyük bir sabır gerektiriyor. Şehirdeki trafik ne kadar sinir bozucu olsa da, sabırlı insan sonunda kazanıyor; tıpkı hayatta da olduğu gibi.

İslâm Medeniyetinin Temel İlkeleri: Adalet ve Denge

Vay be, bir de “Adalet” var ki… İslâm medeniyetinin temel ilkelerinden biri olan adalet, aslında dengeyi kurma anlamına gelir. Adalet dediğinde, sadece mahkemelerde hak arama olarak düşünme. Bir İzmirli olarak, “Sahil kenarındaki bankta oturmak” adalettir mesela. Bunu anlatabilmek gerçekten zor. Adaletin ilk adımı, kendini ve başkalarını anlamaktır. Eğer adaletli olmayı düşünüyorsan, önce bir insanın neye ihtiyacı olduğunu fark etmelisin.

Adalet, her şeyin yerli yerinde durması ve herkesin hak ettiğini almasıdır. Şöyle düşündüm: Adalet insanın etrafındaki her şeyi fark etmesine bağlı. Mesela, bir arkadaşım bana diyor ki: “Yahu, şu marketin önünde sıra var, herkes birbirini eziyor!” Ben de ona “Evet, ama aslında her insan sırada kendisi için adalet istiyor. Bunu anlamak, sabır ve hoşgörü gerektiriyor” diye yanıtlıyorum. O da bana “O kadar sabırlı olamayacağım” diyor, ben de gülüyorum.

Hoşgörü: Hangi Yönüyle Hoşgörülü Olmak?

Hoşgörü, İslâm medeniyetinin temel ilkelerindendir. Ama bazen ben de kendi kendime düşünüyorum: Hoşgörü dediğinde, bu hoşgörünün sınırı nedir? Veya hoşgörü gösterdiğim insan, gerçekten hoşgörüyü hak ediyor mu? Ya da hoşgörü gösterdiğimizde sınır aşılırsa? İşte İslâm medeniyetinin temel ilkeleri arasında hoşgörü, tıpkı sabır gibi, bir insanın kendisini ve çevresini tanımasından geçer.

Bir arkadaşım geçenlerde “Biri bana hoşgörüyle yaklaşırsa, ben de ona hoşgörüyle yaklaşırım” demişti. Tabii, hoşgörü, insanların yanlışlarını affetmekle ilgili değil. Daha çok birbirimizi anlamak ve birbirimizin hatalarına sabır göstererek doğruyu bulmaya çalışmaktır. Yani, hoşgörü her zaman hoşgörüyle sonlanmaz ama bu konuda sabırlı olmak gerekir.

Sosyal Sorumluluk: “Ben Buradayım, Sen de Varsın!”

İslâm medeniyetinin temel ilkelerinden bir diğeri ise sosyal sorumluluktur. Yani topluma katkı sağlamak, sadece “bana ne” diye bakmak değil. Tam da burada kendimi düşünürken buluyorum: İzmir’deki kordon boyunca yürürken bazen insanlara bakıp “Ya, burada bir şeyler yapmak lazım!” diyorum. Bu da İslâm’ın temel ilkelerinden biri değil mi? Toplumsal sorumluluk duygusu, insana sadece “Beni düşün, kendini düşün” demekle bitmiyor. İnsan, çevresindeki herkese yardımcı olmak için çaba sarf etmelidir. Evet, bu belki de bizim yaşadığımız zamanın en önemli ihtiyacı.

İslâm’da sosyal sorumluluk, toplumu gözetmek ve yardımlaşmayı yaygınlaştırmaktır. Yani sadece yemek paylaşmakla değil, insanlar arasındaki adaletin ve refahın yayılmasıyla ilgilidir. Geçenlerde arkadaşım “Sosyal medyada her gün yardım kampanyaları var, gerçekten etkili oluyor mu?” diye sordu. Ben de ona dedim ki: “Evet, etkili oluyor. Çünkü paylaşılan her şey, bir kişinin hayatında fark yaratıyor ve bu da İslâm’ın temel ilkelerindendir!”

Sonuç: İslâm Medeniyetinin Temel İlkeleri Hayatımızda Nasıl Uygulanabilir?

Sonuç olarak, İslâm medeniyetinin temel ilkeleri bizlere sadece dini öğretiler değil, insan olmanın ve topluma katkı sağlama sorumluluğunun da ipuçlarını sunuyor. Sabır, adalet, hoşgörü ve sosyal sorumluluk gibi ilkeler, sadece kitaplarda değil, günlük yaşamda da karşılaştığımız konular. Her gün biraz daha dikkatli olup, insan olmanın gerektirdiği sorumlulukları yerine getirerek daha iyi bir toplum inşa edebiliriz.

Hayat, aslında bir mücadele. Ama İslâm medeniyetinin temel ilkeleri bizlere bu mücadelede nasıl daha insan kalabileceğimizi gösteriyor. Ne de olsa, insan olmak demek, her an bir değer taşımaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
piabella