Ezgi Özyürekoğlu Saka Nereli? Felsefi Bir İnceleme Bir insanın kimliği, ona ait olduğu yerin, ailesinin, kültürünün ve tarihinin bir birleşimi olarak şekillenir. Ancak, tüm bu faktörlerin bir araya gelmesi, yalnızca bir başlangıçtır. Çünkü kimlik, yalnızca fiziksel bir yerin ötesinde, bireyin varlık, anlam ve değer arayışının derinliklerinde yatar. Bu arayış, felsefeyi ilgilendiren etik, epistemoloji ve ontoloji gibi temel alanlarla ilişkilidir. Peki, bir insanın nereli olduğunu sorarken, bu sorunun daha derin, daha soyut bir anlam taşıması mümkün mü? Ezgi Özyürekoğlu Saka’nın nereli olduğu sorusu, yalnızca coğrafi bir bilgiden çok, kimlik ve varlık anlayışımızı sorgulatan bir yansıma olabilir. Etik Perspektif: Kimlik ve Ait…
Yorum BırakYeni Yuva Hikayeleri Yazılar
Creature Konusu Nedir? Antropolojik Bir Perspektif Üzerine Bir İnceleme Dünya, her biri kendine özgü bir kültürel birikime ve yaşam anlayışına sahip olan sayısız topluluktan oluşmaktadır. Bu topluluklar, farklı ritüeller, semboller, akrabalık yapıları ve ekonomik sistemler aracılığıyla dünyayı anlama ve yaşama biçimlerini şekillendirirler. Her bir kültür, insanın doğayla, toplumla ve diğer bireylerle olan ilişkilerini farklı şekillerde tanımlar. Ancak, bu ilişkilerin özünde yatan temel soru şu olabilir: Bir insan, çevresindeki dünyayı ve diğer varlıkları nasıl anlamlandırır? Bu soruya, çok farklı geleneklerden ve kültürlerden bakarak yanıtlar aramak, insan doğası hakkında derinlemesine bir anlayış geliştirmemizi sağlar. Bugün, kültürlerin hayal gücünde, mitolojisinde ve sembolizminde yer…
Yorum BırakYemeğin Üstüne Yağlı Kağıt Neden Konur? Antropolojik Bir Perspektif Yemeğin üstüne yağlı kağıt koymak, belki de pek çok insanın gündelik yaşamının sıradan bir parçası gibi gözükse de, bu küçük hareketin altında yatan anlamlar ve gelenekler, farklı kültürlerde çeşitlilik gösteren oldukça derin bir yapıyı ortaya koyar. Sadece mutfak pratiği değil, aynı zamanda bir kültürel ifade biçimi, kimlik inşa etme aracı ve toplumsal değerlerin yansımasıdır. Bu blog yazısında, ritüellerin, sembollerin, akrabalık yapıların ve ekonomik sistemlerin yemeğin üstüne yağlı kağıt koyma alışkanlığına nasıl etki ettiğini tartışacak ve kültürel göreliliğin bu pratikteki rolünü keşfedeceğiz. Hepimiz farklı kültürlerde farklı yemek alışkanlıkları ile büyüdük; bazılarımız yemekleri…
Yorum BırakKaynakların Kıtlığı: Ekonomik Düşüncenin “Mesnet”i Bir insan olarak, kaynakların sınırlı olduğu ve her seçimimizin bir bedeli bulunduğu gerçeğiyle yaşarız. Her sabah işe gitmek, eğitim tercihleri yapmak ya da günlük harcamalarımızı planlamak zorunda kaldığımızda, fırsat maliyeti dediğimiz “başka neyi feda ettiğimiz” sorusunu düşünürüz. Bu kıtlık ve seçim ilişkisi, ekonomi biliminin temel meselesidir: sınırlı kaynaklarla en iyi sonuçlara nasıl ulaşırız? Bu analojiden hareketle, yapıda mesnet kavramını ekonomi perspektifiyle yeniden düşünmek, bize sistemlerin dayanma noktalarının ve denge mekanizmalarının nasıl işlediğini anlamada güçlü bir metafor sağlar. Yapıda “mesnet”, bir yapının üzerinde durduğu ve kuvvetleri dengelediği temas noktasıdır. Ekonomide ise mesnet kavramını, kaynakların kullanımını dengeleyen,…
Yorum BırakTebeşirin İçinde Ne Var? Toplumsal Yapıların ve Güç İlişkilerinin Derinliklerine Yolculuk Bazen, gündelik hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız bir objeye bakarken, onun içerdiği anlamları tam olarak fark etmeyiz. Mesela bir tebeşir… Çoğumuz için sıradan bir okul malzemesi olan tebeşir, aslında çok daha derin bir sosyolojik yapının parçasıdır. Eğitim, toplumların yapısını şekillendiren en önemli kurumlardan biridir ve bu kurumda kullanılan araçlardan biri olan tebeşir, içinde birden çok toplumsal, kültürel ve politik anlam taşır. Okulda, sınıfta, öğretmenle öğrenci arasındaki ilişkilerde, toplumsal normların, güç yapıların ve cinsiyet rollerinin bir yansımasıdır. Peki, tebeşirin içinde ne var? Bu soruyu yalnızca maddi bir bakış açısıyla değil, toplumsal bir…
Yorum BırakDünya, birçok farklı kültürün ve geleneklerin harmanlandığı bir mozaiktir. Her kültür, kendine özgü ritüelleri, değerleri ve anlam sistemleriyle varlığını sürdürür. Ancak bazı kavramlar, evrensel anlam taşıyan unsurlar gibi görünse de, kültürlere göre farklı şekillerde yorumlanabilir. “Poliçe keşide etmek” ifadesi, bazıları için sıradan bir finansal işlem gibi algılanabilirken, başka bir kültürde bambaşka bir anlam taşıyabilir. İnsanların birbirleriyle nasıl ticaret yaptıkları, güven oluşturan semboller yaratma şekilleri ve kimliklerini nasıl inşa ettikleri üzerine derinlemesine düşündüğümüzde, “police keşide etmek” gibi bir terimin sadece bir finansal işlem olmanın çok ötesinde olduğunu fark ederiz. Peki, bu işlem, başka kültürlerde ne anlam taşıyor ve bize ne öğretiyor?…
Yorum BırakBir Kere mi Bir Kez mi? Psikolojik Bir Mercek Düşüncelerimizin, duygularımızın ve davranışlarımızın dili nasıl şekillendirdiğini merak eden biri olarak bu sorunun peşine düştüm: “Bir kere mi bir kez mi?” Basit gibi görünen bu iki ifadenin zihnimizde ne tür bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri tetiklediğini düşünmek, aslında insan davranışlarının derinliklerine ışık tutuyor. Bu yazıda, duygusal zekâ, sosyal etkileşim ve bilişsel süreçleri bir araya getirerek bu soruyu farklı açılardan inceliyoruz. Psikolojik araştırmalar, meta-analizler ve vaka çalışmalarından örneklerle, günlük dilin içindeki bu ayrımın arkasında yatan zihinsel dinamikleri açıklamaya çalışacağım. “Bir Kere” ve “Bir Kez”: Dilin Psikolojisi Her gün fark etmeden dil aracılığıyla…
Yorum BırakBalığa Ne Yem Atılır? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir balığa yem atmak ne kadar basit bir eylem gibi görünse de, bu basit soruya pedagojik bir bakış açısıyla yaklaşmak, aslında öğrenme sürecinin derinliklerine inmek anlamına gelir. Tıpkı balığın yemi yakalayabilmesi için doğru koşulların sağlanması gerektiği gibi, öğrencinin de doğru bilgiyi öğrenebilmesi için uygun bir öğretim ortamına ve etkili bir öğretim yöntemine ihtiyacı vardır. Bu, eğitimde karşılaştığımız temel sorulardan biridir: Öğrencinin öğrenme süreci nasıl şekillendirilir ve hangi “yemler” onun bilgiye ulaşmasını sağlar? Öğrenmenin dönüştürücü gücü, sadece bilgi edinmekle kalmaz; aynı zamanda bireyleri, toplumu ve kültürü şekillendiren bir süreçtir. İnsanlar,…
Yorum BırakÖzürlü Araç Almak İçin Hangi Hastalıklara Verilir? Antropolojik Bir Perspektif Dünyanın farklı köylerinden şehirlerine, farklı coğrafyalardan kültürlere kadar her toplum, engellilik ve buna bağlı haklar ve düzenlemeler hakkında kendine özgü bir anlayış geliştirmiştir. Bu anlayışlar, o toplumun değerleri, sosyal yapıları, ekonomik sistemleri ve kimlik inşa süreçleriyle doğrudan ilişkilidir. Bireyin toplum içindeki yeri, engellilik durumu, yalnızca tıbbi bir mesele olmaktan öteye geçer; kültürel bir bakış açısıyla şekillenir. Bu yazıda, engelli araçları alımı gibi sosyal hakların hangi hastalıklara ve durumlara dayandırıldığına dair farklı kültürel bakış açılarını inceleyeceğiz. Dünya üzerinde farklı topluluklar, engelliliği farklı şekillerde tanımlar ve engelli bireylerin toplum içindeki rollerini, kimliklerini…
Yorum BırakTerminolojik Kelimeler: Edebiyatın Derinliklerine Yolculuk Kelime, anlamın ve duygunun taşıyıcısıdır. İnsanın varoluşunu biçimlendiren en güçlü araçlardan biri olan kelimeler, anlatının gücünü belirler. Her kelime, bir dünyayı, bir düşünceyi ya da bir hissiyatı ortaya koyarken, aynı zamanda okurun zihninde ve kalbinde iz bırakır. Edebiyatın dönüşüm gücü, bu kelimelerin doğru bir biçimde bir araya getirilmesiyle şekillenir. Peki, edebiyatın dilindeki “terminolojik kelimeler” ne anlama gelir? Bu terimler, yalnızca anlam taşımakla kalmaz, aynı zamanda metnin derinliğine inmemizi sağlar, dilin ve anlatının karmaşıklığını gözler önüne serer. Terminolojik Kelimelerin Tanımı ve Önemi Terminolojik kelimeler, belirli bir disiplin ya da alana ait olan, belirli bir anlam taşıyan…
Yorum Bırak